Kısa cevap: Eylül denemesinde netin düşmesi genellikle gerileme değil, ölçüm koşulunun değişmesidir. Hazirandaki net tekrarı taze konuların netiydi; eylüldeki net iki ay hiç açılmamış konuların neti. Sorun düşen rakam değil, o kaybı hangi sebebe yazacağını bilmemek.
Dördü aynı şey değil. "On net düştüm" cümlesinin arkasında dördünden herhangi biri durabilir ve her biri farklı bir hafta planı ister. Ayırma yöntemini aşağıda anlatıyorum.
Bu yıl ücretsiz deneme takvimi belli oldu
Millî Eğitim Bakanlığı 17 Eylül 2026'da MEBİ Bireysel Öğrenme Platformu üzerinden yapılacak Türkiye geneli deneme takvimini duyurdu. Aşağıdaki bilgiler Bakanlığın kendi duyurusundan:
Denemeler haziran 2027'ye kadar aralıklarla sürüyor. Her denemeden sonra öğretmenlerin hazırladığı video çözümleri açılıyor; raporlar bölümü ders, konu ve kazanım bazında döküm veriyor. Okullar isterse aynı denemeyi karekodlu optik formla sınıfta basılı da uygulayabiliyor.
Bunu özellikle yazıyorum, çünkü her eylül gelen ilk sorulardan biri "hangi deneme setini alalım" oluyor. Bu yıl önce ücretsiz olanı kullan; para harcama kararını aralıkta, elinde veriyle ver.
Eylül denemesi neyi ölçer, neyi ölçmez
Ölçer: yazdan sana ne kaldığını, sınav süresi boyunca oturma dayanıklılığını, süreyi nasıl bölüştüğünü, okuma hızını.
Ölçmez: haziranda kaç net yapacağını. Ölçemez, çünkü 12. sınıf konularının büyük kısmı daha işlenmedi. AYT'de dört test var ve her biri 40 soru; bu soruların önemli bölümü eylülde senin müfredatında yok. TYT'de durum farklı: TYT'nin 120 sorusu (Türkçe 40, Temel Matematik 40, Sosyal Bilimler 20, Fen Bilimleri 20) ağırlıklı olarak 9-10-11. sınıf konularından geliyor, dolayısıyla eylülde ölçülebilir bir şey var. Eylülde TYT netine bakmak anlamlı; AYT netine bakıp umudu kırmak anlamsız.
8. sınıftaysan mantık aynı: LGS'nin 90 sorusu (sözel bölüm 50 soru / 75 dakika, sayısal bölüm 40 soru / 80 dakika) 8. sınıf müfredatından geliyor ve kasımda o müfredatın çoğu daha işlenmemiş olacak. İlk LGS denemesinin kasım başına konulması tesadüf değil.
Kaybı dört sebebe ayırma yöntemi
Deneme kâğıdını önüne al. Yanlış ve boşların her birinin yanına tek harf yaz:
- 1U (unutma) — çözümü okuyunca hemen anlıyorsan. Bilgi duruyor, erişim kopmuş.
- 2Y (yeni/eksik) — çözümü okuyunca da anlamıyorsan. Konu hiç oturmamış.
- 3H (hız) — soruyu sonradan süresiz çözdüğünde doğru yapıyorsan. Bilgi tam, tempo eksik.
- 4D (dikkat) — biliyordun, doğru yoldaydın, işlemde ya da okumada kaydın.
Sonra say. Hangi harf çoğunluktaysa o hafta senin işin odur:
Bu sayım yapılmadan yeni deneme çözmek, bozuk teraziyle yeniden tartılmaktır. Ayrıntılı yöntemi konu eksiği nasıl tespit edilir ve kapatılır yazısında anlattım.
Deneme sonrası 48 saat
Deneme bittikten sonra iki gün içinde yapılır, sonrası soğur:
- İlk 2 saat: hiçbir şey. Sonuca bakma, kimseyle net konuşma. Sinirliyken yapılan analiz analiz değildir.
- Aynı akşam: yanlış ve boşları harfle işaretle (U/Y/H/D). Süre tutma, sadece etiketle.
- Ertesi gün: her harfin sayısını çıkar, en kalabalık iki grubu seç.
- İkinci gün: o iki gruptan çıkan konulara dokun. Tek oturuş yeter.
- 48 saat sonrası: kâğıdı kaldır. O denemeyle işin bitti.
Deneme analizinin tam adımlarını deneme sınavı analizi yazısında yazdım.
Okul sıralaması mı, Türkiye sıralaması mı
İstanbul'da bu ayrım başka hiçbir yerde olmadığı kadar önemli. Okullar arasındaki fark çok büyük olduğu için sınıf içi ya da okul içi sıralama tek başına yanıltıcı bir sinyal veriyor: aynı net, bir okulda "sınıf birincisi", başka bir okulda "orta sıralar" anlamına gelebiliyor. İkisi de senin haziranda nereye yerleşeceğin hakkında doğru bilgi vermez.
Bu yüzden hedefini net rakamı üzerinden değil, yüzdelik dilim ve başarı sırası üzerinden kur. "Şu kadar net yapacağım" hedefi, hangi denemede olduğuna göre anlam değiştirir; "şu sıralamaya gireceğim" hedefi ise doğrudan tercih listesiyle konuşur. Puan ve sıralama ilişkisini YKS puan hesaplama yazısında ayrıntılı anlattım. Türkiye geneli denemelerin buradaki değeri açık: ülke çapında katılımla oluşan bir sıralama veriyorlar.
Boş bırakmak mı, işaretlemek mi
Cevap hangi sınava hazırlandığına göre tamamen değişiyor ve her yıl karıştırılıyor.
YKS'de yanlışın doğruyu götürmesi uygulaması yok. Emin olmadığın bir soruda iki şıkkı eleyebiliyorsan işaretlemek matematiksel olarak lehine. Boş bırakmanın tek makul gerekçesi süre: o soruya vereceğin dakikayı daha kazançlı bir soruya aktarıyorsan geç.
LGS'de tablo tersine dönüyor: 3 yanlış 1 doğruyu götürüyor. Burada rastgele işaretleme doğrudan net kaybı yazar. Ama bu "emin değilsem boş bırakayım" demek değil — iki şıkkı gerçekten eleyebildiysen işaretlemek yine mantıklı. Zarar veren şey eleme yapmadan atmak.
Denemenin işlerinden biri de bu eşiği bulmak. Kâğıdı analiz ederken "emin değildim ama işaretledim" dediğin soruları ayrıca say, kaçını tutturduğuna bak. Çıkan oran senin kişisel eşiğini herhangi bir genel tavsiyeden daha doğru söyler.
Kaç deneme, hangi sıklıkta
Sayı tek başına bir şey söylemez. Çözülüp analiz edilmeyen deneme, hiç çözülmemiş denemeden daha zararlıdır: zamanı yer ve karşılığında yanlış bir güven verir.
Deneme netini okurken yapılan üç hata
Farklı yayınların netini yan yana koymak. Yayınların zorluk ayarı aynı değil. A yayınında 70, B yayınında 62 çıkması düşüş değil, iki ayrı terazidir. Karşılaştırmayı aynı kaynağın kendi serisi içinde yap.
Tek denemeye hüküm giydirmek. Bir deneme bir ölçüm değil, bir gözlemdir. Üç deneme üst üste aynı yönü gösteriyorsa eğilim vardır; tek denemenin söylediği "o gün öyle olmuş"tur.
Hasta ya da uykusuz girilen denemeyi kayda geçirmek. O deneme seviyeni ölçmedi, o günkü halini ölçtü. Kâğıdı analiz et ama grafiğe işleme.
İstanbul'da eylül denemesi: denemeye giderken harcanan saat
İstanbul'da deneme gününün asıl maliyeti çoğu zaman denemenin kendisi değil, ona gidiş geliş oluyor. Kadıköy'den Bakırköy'e, Esenyurt'tan merkeze, Ümraniye'den Beşiktaş'a — cumartesi sabahı bir deneme oturumu için yola çıkan öğrenci, sınav başlamadan önce bir-iki saatini yolda bırakıyor. O saat uykudan kesiliyorsa, ölçülen şey öğrencinin seviyesi değil, o sabahki yorgunluğu oluyor.
Bunun pratik karşılığı şu: yolda geçen süreyi ölçmeden program yazma. Bir hafta boyunca kapıdan çıkıştan derse oturuşa kadar geçen süreyi yaz. Haftalık gerçek çalışma saatini ancak bu ölçümden sonra hesaplayabilirsin — konuyu haftalık ders çalışma programı nasıl hazırlanır yazısında adım adım kurmuştum. Evden girilen bir deneme bu maliyeti sıfırlar; buna karşılık ayda bir kez, gerçek sınav koşullarını taklit eden bir prova yapmak yine gerekli.
İstanbul'daki ikinci zorluk seçenek fazlalığı. Deneme kaynağı, kurs, uygulama, kanal — hepsi bir arada olunca karar yorgunluğu başlıyor ve öğrenci hafta boyunca seçim yapmaktan çalışamıyor. Koçluğun işi burada seçenek eklemek değil, eksiltmek. İstanbul'da tamamen online çalışıyorum; deneme sonrası oturumda öğrenci kâğıdı elinde, etiketlemeyi birlikte yapıyoruz — çünkü tek başına yapılan etiketleme neredeyse her zaman "dikkat hatası" tarafına kayıyor.
Veliye: denemeden sonra söylenmeyecek üç cümle
- "Kaç net yaptın?" — İlk cümle bu olmasın. Çocuk zaten biliyor, zaten üzgün.
- "Geçen sefer daha iyiydi." — Karşılaştırmayı kendisi çoktan yaptı. Dışarıdan tekrarı bilgi eklemez, sadece ağırlaştırır.
- "Demek ki yeterince çalışmamışsın." — Çoğu zaman yanlış bir cümle. Net düşüşünün dört sebebinden üçünün çalışma miktarıyla ilgisi yok.
Bunların yerine tek soru yeter: "Kâğıdı birlikte bakalım mı?" Hayır derse ısrar etme, ertesi gün tekrar sor.
Eylül denemesi karne değil, harita. Haritaya bakıp "kötü yerdeyim" demenin faydası yok; haritanın işi yönü göstermek. Netin düştüyse yol kapanmadı — bu hafta hangi işle uğraşacağının cevabı elinde demektir.
Çocuğunuzun deneme kâğıdını birlikte okumak, kaybın hangi sebepten geldiğini ayırmak ve haftalık planı buna göre kurmak istiyorsanız, ücretsiz ön görüşme için WhatsApp'tan yazabilir ya da arayabilirsiniz. İstanbul'da tamamen online çalışıyorum; kontenjan 30 öğrenciyle sınırlı.
