Kısa cevap: Öğrenci koçluğunda fiyatlar çok geniş bir aralıkta değişiyor ve İstanbul bu aralığın üst ucunda seyrediyor. Ama rakamın kendisi pek bir şey anlatmıyor — çünkü aynı rakama birbirinden çok farklı hizmetler satılıyor. Ayda tek görüşmeli bir paketle haftalık birebir takip, aynı arama sonucunda yan yana çıkabiliyor. Asıl soru "kaç para" değil, "bu paranın karşılığında ayda kaç kez, kiminle, ne kadar konuşuyorum."
Bu sayfada rakam vermek yerine karşılaştırma çerçevesi kuruyoruz; teklif alırken güncel fiyatı ilgili kurumdan doğrula.
Fiyatı belirleyen beş şey
Aynı "koçluk" kelimesinin altında çok farklı yapılar var. Fiyat farkı genelde şu beş kalemden çıkıyor.
Görüşme sıklığı. En belirleyici kalem. Haftada bir görüşme ile ayda bir görüşme arasında dört kat fark var ve bu fiyata doğrudan yansıyor. Bir paketin fiyatını duyduğunda ilk sorman gereken şey bu.
Görüşmeyi kimin yaptığı. Koç bir psikolojik danışman mı, öğretmen mi, üniversite öğrencisi mi? Sektörde üçü de var ve üçü de "koç" diye adlandırılıyor. Fiyat farkının büyük kısmı burada.
Görüşme süresi. 30 dakika ile 60 dakika arasında ciddi fark var. İlanlarda çoğu zaman yazmıyor, sorman gerekiyor.
Kapsam. Sadece program mı yapılıyor, yoksa deneme analizi, veli raporu, sınav kaygısı desteği de var mı? Düşük fiyatlı paketler genelde yalnızca programlama içeriyor.
Yüz yüze mi online mı. Yüz yüze görüşmede mekân ve ulaşım maliyeti fiyata giriyor — İstanbul'da bu fark diğer şehirlerden büyük.
"Ayda çok uygun" paketler nasıl mümkün oluyor?
Piyasada çok düşük fiyatlı paketler görüyorsan matematiği düşün: bir uzmanın bir saati belirli bir maliyet taşır. Fiyat o maliyetin altındaysa bir yerden kısılıyor demektir. Genelde şu üçünden biri:
Görüşme sayısı düşürülüyor. "Aylık paket" deniyor ama içinde ayda tek görüşme var; kalan destek mesajlaşmayla yürüyor.
Görüşmeyi daha az deneyimli biri yapıyor. Marka tanınmış olabilir ama öğrenciyle konuşan kişi değişebiliyor. Bu yüzden bazı platformlarda "koç değiştirme hakkı" bir özellik olarak sunuluyor — ki bu, koçun değiştirilebilir olduğunun kabulüdür.
Görüşmeyi insan yapmıyor. Bu yıl yaygınlaşan bir model: programı yapay zekâ hazırlıyor, insan koç ayda bir devreye giriyor. Fiyat buna göre düşük oluyor.
Bunların hiçbiri kendiliğinden kötü değil. Bütçe sınırlıysa ayda bir görüşme, hiç görüşmemekten iyidir. Yanlış olan, bu paketle haftalık birebir takibin aynı şey sanılması.
Platform fiyatları neden farklı okunmalı
İstanbul'da karşına çıkacak tekliflerin önemli kısmı büyük platformlardan gelecek. Bu platformların ortak bir anlatımı var: büyük sayılar. "Şu kadar öğrenci", "şu kadar görüşme", "derece yapan koçlardan oluşan havuz."
Bu sayılar kurumun büyüklüğünü anlatıyor, senin çocuğunun kiminle konuşacağını değil. Fiyat karşılaştırırken sorman gereken şey havuzun büyüklüğü değil, havuzdan sana kimin düştüğü ve o kişinin dönem boyunca değişip değişmeyeceği.
Ölçek bazı işlerde avantajdır. Ama koçlukta belirleyici olan süreklilik: öğrenciyi tanıyan, geçen ay ne konuştuğunu hatırlayan, üçüncü haftada düşüşü fark eden aynı kişi. Koç değiştiğinde bu birikim sıfırlanıyor ve süreç baştan başlıyor.
Ucuz mu pahalı mı değil — uyumlu mu?
Yüksek fiyat tek başına kalite garantisi değil. Pahalı paketlerde de sorun görülüyor: gereğinden kapsamlı programlar, öğrencinin kullanmadığı paneller, kalabalık ekipler.
Doğru soru şu: öğrencinin asıl sorunu ne, ve bu paket tam olarak o soruna mı çalışıyor?
Öğrenci program yapamıyorsa program desteği yeterlidir. Ama asıl sorun "program var, uyulmuyor" ise mesele programın kendisi değil takiptir — ve takip haftalık görüşme ister. Program üretmek kolaydır; o programa uyulmasını sağlamak zordur. Ayda bir görüşen biri, öğrencinin üçüncü haftada bıraktığını dördüncü haftada öğrenir.
"Uygulama aldık, çocuk kullanmadı" cümlesi tam olarak bu boşluğun sonucudur.
Teklif almadan önce sorulacak altı soru
Hangi kurumla konuşursan konuş, bu altısını sor. Cevapları yan yana koyduğunda fiyatlar kıyaslanabilir hale gelir.
- 1Ayda kaç görüşme var ve her biri kaç dakika?
- 2Görüşmeyi kim yapacak — adı, mesleği, deneyimi?
- 3Koç dönem içinde değişir mi?
- 4Deneme analizi ve veli raporu dahil mi, ayrı ücret mi?
- 5Programı insan mı hazırlıyor, yazılım mı?
- 6Erken bırakırsam iade koşulu ne?
Altıncı soru özellikle önemli: iade ve devam koşulu net yazılmayan paketlerde sorun genelde ikinci ayda çıkıyor.
Bizde neyin dahil olduğu
Bu sayfada kendi rakamımızı yazmıyoruz, çünkü paket öğrencinin ihtiyacına göre kuruluyor ve tek bir fiyat vermek çoğu zaman yanıltıcı oluyor. Ama neyin dahil olduğunu yazabiliriz — asıl karşılaştırılması gereken şey bu.
- Görüşmeleri psikolojik danışman (PDR) yürütüyor; öğrenciye atanan kişi baştan sona aynı kişi. Havuz yok, koç değişimi yok.
- Görüşmeler haftalık ve birebir; grup seansı yok.
- Deneme analizi ve net takibi pakete dahil, ayrı ücretlendirilmiyor.
- Aylık veli raporu var.
- Programı yazılım değil, görüşmeyi yapan kişi hazırlıyor.
- İlk ön görüşme ücretsiz ve sonrasında devam etme zorunluluğu yok.
Koçluğun özel dersten ve dershaneden farkını Koçluk Almak Faydalı mı? yazısında ayrıca anlattım.
İstanbul'da hesaba katılmayan maliyet: yol
İstanbul'da fiyat karşılaştırmasını yalnızca etiket üzerinden yapmak eksik kalıyor, çünkü şehrin kendine özgü bir maliyeti var: yol süresi.
Haftada bir yüz yüze görüşme, İstanbul'da çoğu ilçe için gidiş dönüş 1,5–2 saat demek. Buna trafiğin belirsizliğini de ekle. Ayda dört görüşme için altı sekiz saat yolda geçiyor ve bu süre sınav hazırlığındaki bir öğrenci için doğrudan ders süresinden çıkıyor. Yol parası bu tablonun yalnızca küçük kısmı.
Bu yüzden görüşmelerimiz tamamen online. Bu bir mecburiyet değil, bilinçli bir tercih: o süre derse dönüşüyor. İçerik açısından yüz yüze görüşmeden farkı yok — aynı süre, aynı kişi, aynı kapsam.
Fiyat karşılaştırması yaparken tek bir rakama bakma. Ayda kaç görüşme, kiminle, kaç dakika — bu üçünü yan yana yazdığında hangi teklifin gerçekte ne sunduğu ortaya çıkıyor. Çoğu zaman en ucuz paket en pahalıya mal olan paket oluyor, çünkü öğrenci ikinci ayda bırakıyor.
İstanbul'da online ücretsiz ön görüşmede öğrencinin durumunu değerlendirip hangi kapsamın gerektiğini birlikte konuşuyoruz. Bu görüşme sonrası bir programa dahil olma zorunluluğu yok.
