Kısa cevap: Kaydını yaptır, kararı sonra ver. Kayıt yaptırmak elindeki seçeneklerin hiçbirini kapatmıyor; üçünü açık tutuyor. Ama karar vermeden önce iki kuralı bilmelisin, çünkü ikisi de yaygın biçimde yanlış biliniyor: kayıt yaptırmamak seni ertesi yıl avantajlı hale getirmiyor ve yatay geçiş sandığın kadar hızlı işlemiyor.
Beş yolu aşağıda açıyorum. Önce kararı en çok bozan iki yanlış bilgi.
Kayıt yaptırmamak seni kurtarmıyor
En yaygın yanlış inanış bu: "Kaydolmayayım, seneye sıfırdan girerim."
Sistem böyle çalışmıyor. Merkezi yerleştirmeyle bir programa yerleştirildiysen — kayıt yaptırsan da yaptırmasan da — ertesi yıl gireceğin YKS'de Ortaöğretim Başarı Puanı katsayın yarıya iniyor. Normalde 0,12 olan çarpan sende 0,06 uygulanıyor; okul başarından gelen katkının yarısını kaybediyorsun.
Ayrımı iyi kur: sonucu doğuran şey kayıt değil, yerleştirilmiş olmak. ÖSYM seni yerleştirdiği anda bu oluşuyor. Kaydını yaptırmamak sana bir şey kazandırmıyor, sadece elindeki üniversiteyi kaybettiriyor.
Kalıcı bir ceza değil ama: yalnızca yerleştiğin yılı izleyen ilk YKS için geçerli. 2026'da yerleştiysen OBP'n sadece 2027-YKS'de yarıya iner, 2028'de normale döner.
Bu bilgi kararını şuraya çekmeli: madem sonuç zaten doğdu, kaydını yaptırmanın maliyeti ne? Çoğu durumda hiç. Üniversiteli olmak yeniden sınava girmene engel değil.
Ek yerleştirme hakkın yok
İkinci sık soru: "Ek yerleştirmede daha iyisi çıkar mı?"
Ek yerleştirmeye yalnızca merkezi yerleştirmede hiçbir programa yerleşememiş adaylar başvurabiliyor. Bir programa yerleştiğin için bu hakkın düşmüş durumda; kayıt yaptırıp yaptırmaman burada da bir şey değiştirmiyor.
İşleyişini YKS Ek Tercih ve Ek Yerleştirme Nedir? yazısında anlattım. Hiçbir yere yerleşemeyen biri varsa onun yol haritası ayrı: YKS'de Yerleşemedim, Şimdi Ne Yapmalıyım?
Yatay geçiş: İstanbul'da en güçlü kart, ama kuralını bil
"Bir yıl okurum, sonra yatay geçişle geçerim." Bu plan İstanbul'da diğer şehirlerden daha gerçekçi — sebebini birazdan açıklayacağım. Ama kuralları neredeyse hep eksik biliniyor.
İki ayrı yatay geçiş var.
Merkezi yerleştirme puanıyla yatay geçiş (Ek Madde 1). Not ortalamana değil YKS puanına bakılıyor. Kayıt olduğun yıldaki puanın, geçmek istediğin programın taban puanına eşit ya da ondan yüksekse başvurabiliyorsun. Üç kısıtı var:
- İlk yıl yapamıyorsun. 2026-YKS sonucuyla bir programa kayıt olan öğrenci, 2026-2027 güz döneminde Ek Madde 1 ile yatay geçiş yapamıyor. En erken bir yıl okuduktan sonra, ara sınıf olarak başvurabiliyorsun.
- Ömürde bir kez. Hakkı bir kere kullanabiliyorsun. Kullandıktan sonra başka bir kuruma tekrar geçemiyorsun; yalnızca eski kurumuna dönebiliyorsun.
- Kontenjan var. Her programın Ek Madde 1 kontenjanı sınırlı; puanı tutan herkes yerleşemiyor.
Not ortalamasıyla yatay geçiş. Üniversitenin kendi yönergesine tabi; belirli bir ortalama ve kontenjan şartı arıyor.
Pratik sonuç: hedef bölümün taban puanıyla senin puanın arasındaki farka bak. Fark küçükse yatay geçiş güçlü bir plan; büyükse o farkı kapatmanın yolu yatay geçiş değil, yeniden sınav.
Vakıf üniversitesine yerleştiysen: bursu ayrıca hesapla
İstanbul'da sık karşılaştığım bir durum: öğrenci istediği bölüme yerleşmiş ama vakıf üniversitesinde ve burs oranı beklediğinden düşük. Bu, "istemediğim bölüm" sorunundan farklı bir sorun ve farklı hesap istiyor.
Şuna dikkat et: bursun kaç yıl geçerli, hazırlık sınıfı bu süreye dahil mi, ve not ortalaman düşerse burs kesiliyor mu. Bu üç maddenin cevabı üniversiteden üniversiteye değişiyor ve kayıt öncesi öğrenilmesi gerekiyor. Bir yıl daha hazırlanmayı düşünüyorsan, karşılaştırmayı "bölüm" üzerinden değil "dört yıllık toplam maliyet" üzerinden yap.
Bu hesabı Vakıf Üniversitesi Bursu ve Gerçek Maliyet yazısında adım adım çıkardım.
Çift anadal ve yandal
Bölümünü değiştirmeden ikinci bir alan okuma yolu. Yerleştiğin bölümde kalıp ilgi duyduğun alanda da diploma almak istiyorsan mantıklı.
Genel şartlar: anadal ortalamanın 4,00 üzerinden en az 3,00 olması ve sınıfının başarı sıralamasında üst %20 içinde bulunman. Başvuru en erken üçüncü yarıyılın başında yapılıyor. Yandal daha esnek — diploma değil sertifika veriyor, şartları daha hafif.
Şartlar üniversiteye göre değişiyor; kesin koşulu kendi öğrenci işleri yönergenden doğrula.
Gözden kaçan nokta: çift anadal, bölümünden nefret eden öğrenci için işleyen bir yol değil. Üst %20'ye girmen gerekiyor — yani sevmediğini söylediğin bölümde sınıfının en iyi beşte biri arasında olacaksın. Bu yolu düşünüyorsan ilk yıl notların ciddi olmalı.
Önlisansa yerleştiysen: DGS
İki yıllık bir programa yerleştiysen ayrı bir yolun var: Dikey Geçiş Sınavı. Önlisansı bitirdikten sonra ilgili dört yıllık bölümlere geçebiliyor, genelde üçüncü sınıftan başlıyorsun.
Avantajı rekabetin YKS'ye göre dar olması. Dezavantajı, hangi önlisanstan hangi lisansa geçilebileceğinin listeyle sınırlı olması. Kayıt yaptırmadan önce o listeye bak.
"Bir yıl daha" kararı nasıl verilir
Üç soruya dürüst cevap ver.
Birincisi: aradaki fark ne kadar? Yerleştiğin bölümle hedefin arasındaki sıralama farkını yaz. 30 bin sıralık bir fark bir yılda kapanabilir. 200 bin sıralık bir fark için bir yıl genelde yetmiyor.
İkincisi: geçen yıl neyi eksik yaptın? Cevabı deneme verinde ara, hissinde değil. Denemelerde hedefinin civarındaydın ama sınavda düştüysen sorun bilgi değil, sınav günü performansı ve dayanıklılıktır — bunlar çalışılabilir. Ama yıl boyunca programına hiç uymadıysan, yeni bir yıl tek başına hiçbir şeyi değiştirmez. Değişmesi gereken yıl değil, sistem.
Üçüncüsü: bir yıl daha taşıyabilir misin? Akademik değil psikolojik bir soru. İkinci hazırlık yılı birincisinden ağırdır: arkadaşların üniversiteye başlar, çevre daralır, "ya yine olmazsa" düşüncesi sürekli arka planda çalışır. Kaldıramayacaksan, kaydını yaptırıp okurken hazırlanmak daha gerçekçi.
OBP kaybını da hesaba kat: ertesi yıl aynı neti yapsan bile katsayın yarıya indiği için puanın geriden başlar. "Aynı performans" yetmez.
Bölümü tanımadan reddetmek
Öğrenci çoğu zaman yerleştiği bölümü adından ibaret sanıyor ve ne iş yaptığını bilmediği bir bölüm için bir yılını riske atıyor.
Kayıt yaptır ve ilk iki haftaya git. Derslere gir, hocalarla konuş, üst sınıflara sor: bu bölümden mezun olanlar nerede çalışıyor. İki hafta sonra hâlâ istemiyorsan kararın artık bilgiye dayanıyor demektir.
Tersi de sık yaşanıyor: iki hafta sonra bölümü sevmeye başlayanların sayısı tahmininden fazla. Üniversitede bölüm, lisedeki ders adına benzemiyor.
Bölüm ve alan seçiminde nelere bakılacağını Hedef Üniversite ve Bölüm Seçimi yazısında topladım.
İstanbul'da bu karar
İstanbul'da bu kararın iki tarafı var; biri avantaj, biri tuzak.
Avantaj: yatay geçiş burada gerçekten uygulanabilir bir plan. Şehirde onlarca üniversite ve çoğu bölümün birden fazla adresi var. Anadolu'daki bir öğrenci için yatay geçiş genelde şehir değiştirmek demekken, İstanbul'da çoğu zaman aynı şehirde, hatta bazen aynı yakada kalarak yapılabiliyor. Yani "bir yıl okurum, sonra geçerim" planı İstanbul'da diğer şehirlere göre çok daha gerçekçi. Puan farkın küçükse bu yolu ciddiye al.
Tuzak: seçenek bolluğu kararı kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor. Her ağustos aynı tabloyu görüyorum: aile karar veremiyor çünkü önünde fazla seçenek var. Onlarca üniversite, birbiriyle çelişen onlarca tavsiye, her biri farklı şey söyleyen akrabalar. Yorgunluk karar vermekten değil, seçenekleri eleyememekten geliyor. Bu durumda yapılması gereken şey daha çok araştırma değil — kriterleri baştan yazıp seçenekleri o kriterlere göre elemek.
Bir de İstanbul'a özgü bir hesap var: evde kalıyorsan bu, göründüğünden büyük bir avantaj. Şehirde barınma ve ulaşım, öğrenci bütçesinin en ağır kalemi. "İstemediğim bölüm" derken elindeki bu avantajı tabloya hiç yazmayan çok aile görüyorum. Bir yıl daha hazırlanmanın gerçek bedelini hesaplarken bunu da yaz.
Görüşmelerimiz tamamen online; İstanbul'un her ilçesinden trafiğe takılmadan bağlanabiliyorsunuz. İlk görüşmede üç şeye bakıyoruz: geçen yılın deneme verisi, sınav sonucuyla arasındaki fark ve öğrencinin bir yıl daha taşıyıp taşıyamayacağı.
Sık yapılan üç hata
Kararı sonuç günü vermek. O gün verilen şey karar değil tepkidir. Kayıt takvimi birkaç gün düşünmene izin veriyor.
Kayıt yaptırmamayı "temiz kalmak" sanmak. Yerleştirilmiş olmak yeterli; kayıt durumu bir şey değiştirmiyor. Kaydolmamak avantaj değil, doğrudan kayıp.
Tek bir yolu araştırmak. Aile genelde ilk duyduğu seçeneğe kilitleniyor. Beş yolu yan yana yazmak, kararı duygudan çıkarıp karşılaştırmaya çeviriyor.
Yerleştiğin bölüm hedefin değilse bu bir başarısızlık değil, bir başlangıç noktası. Kapanan tek şey o listedeki sıralamaydı; yatay geçiş, çift anadal, DGS ve yeniden sınav hâlâ duruyor. Tek yapman gereken, kararı duygunun en yoğun olduğu gün değil, birkaç gün sonra ve elindeki veriyle vermek.
İstanbul'da online bireysel değerlendirme için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Öğrencinin deneme verisini, yerleştiği bölümü ve hangi yolun ona uyduğunu birlikte konuşuruz.
