Kısa cevap: Yapay zekâ, çalışma programı hazırlamakta gerçekten iyi — hatta çoğu insandan hızlı ve tutarlı. Sorun programın kendisinde değil. Sorun şu: program üretmek kolay, o programa uyulmasını sağlamak zor. Bu iki iş birbirinden farklı ve ikincisini bugün hiçbir yazılım yapamıyor.
Önce dürüst olalım: yapay zekâ neyi iyi yapıyor
Bu konuyu yapay zekâyı küçümseyerek anlatmak kolay olurdu ama yanlış olurdu.
Bugünün araçları gerçekten işe yarayan şeyler yapıyor: dengeli bir haftalık program çıkarıyor, konu tekrar aralıklarını hesaplıyor, deneme sonucuna göre eksik listesi üretiyor, gece yarısı sorulan bir soruyu anında cevaplıyor. Bunları yapmak için bir insana ihtiyaç yok ve bir insanın bunlarla vakit harcaması da anlamsız.
Bir öğrenci "bana bir program yap" diyorsa, bunu bir yazılımdan bedavaya ya da çok ucuza alabilir. Buna itirazımız yok.
Peki neden yetmiyor?
Çünkü sınav hazırlığında öğrencilerin çoğunun sorunu program eksikliği değil.
Sekiz yıldır aynı tabloyu görüyorum: masasında program var. Güzel bir program, dengeli, gerçekçi. Ama üçüncü haftada uygulanmıyor. Dördüncü haftada tamamen bırakılmış oluyor. Öğrenci bunu kimseye söylemiyor, çünkü söylemesi gereken kimse yok.
"Uygulama aldık, çocuk kullanmadı" cümlesini her yıl onlarca veliden duyuyorum. Bu cümle bir yazılım hatası değil; tam olarak bu boşluğun sonucu.
Asıl mesele: fark etme
Ayda bir görüşen bir sistemde şu olur: öğrenci üçüncü haftada bırakır, bunu dördüncü haftadaki görüşmede fark edersiniz. Yani kayıp zaten yaşanmıştır. Görüşme, olan bir şeyi telafi etmeye çalışır.
Haftalık görüşmede ise aynı düşüş ilk hafta içinde görülür. Öğrenci "bu hafta biraz aksadı" der, sebebi konuşulur, program o hafta içinde ayarlanır. Kayıp büyümeden kapanır.
Fark bir görüşmenin kalitesinde değil, arada geçen sürede.
Yazılımın göremediği şey
Bir öğrenci bir hafta çalışmadıysa, bunun sebebi neredeyse hiçbir zaman "program kötüydü" olmuyor. Genelde şunlardan biri:
- Deneme sonucu kötü geldi ve moral bozuldu
- Evde bir sorun var
- Arkadaş ilişkilerinde bir şey oldu
- Kaygı yükseldi ve masaya oturmak zorlaştı
- Uyku düzeni bozuldu
Bir yazılım bu sebeplerin hiçbirini göremez. Gördüğü şey "bu hafta 12 soru çözüldü" verisidir ve buna vereceği cevap programı yeniden düzenlemektir. Oysa çözüm programda değil.
Burada psikolojik danışman kökeni fark yaratıyor: masaya oturamamanın sebebini konuşmak, akademik bir iş değil. Program yeniden yazılarak çözülmüyor.
Bir de şu var: insana hesap verilir
Basit ama güçlü bir gerçek: insanlar bir uygulamaya hesap vermez.
Haftalık görüşmesi olan bir öğrenci, o görüşmeye "bu hafta ne yaptım" diye hazırlanır. Bu sorumluluk hissi programı ayakta tutan şeydir ve bir bildirim ekranıyla oluşmuyor. Uygulamayı kapatmak kolaydır; sizi tanıyan, geçen hafta ne konuştuğunuzu hatırlayan birine "hiçbir şey yapmadım" demek zordur.
Kime hangisi uyar
Dürüst bir ayrım yapayım, çünkü herkesin haftalık takibe ihtiyacı yok.
Yapay zekâ destekli program + seyrek görüşme şuna yeter: kendi kendine oturabilen, disiplini zaten kurulmuş, sadece "ne çalışayım" sorusuna cevap arayan öğrenci. Böyle bir öğrenciye haftalık görüşme satmak gereksiz masraf olur.
Haftalık insan takibi şurada gerekir: program var ama uyulmuyorsa, motivasyon dalgalıysa, deneme sonrası çöküş yaşanıyorsa, sınav kaygısı masaya oturmayı zorlaştırıyorsa. Bu durumlarda daha iyi bir program hiçbir şeyi değiştirmez, çünkü sorun programda değil.
Hangi grupta olduğunuzu anlamanın basit bir yolu var: son üç ayda kendi kurduğunuz plana kaç hafta uydunuz? Cevap "çoğunlukla" ise ilk gruptasınız. "Başlıyorum, birkaç hafta sonra bırakıyorum" ise ikinci gruptasınız — ve bu bir karakter zayıflığı değil, çok yaygın bir durum.
İstanbul'da bu ayrım neden bulanıklaşıyor
İstanbul'da bu kararı zorlaştıran şey seçenek bolluğu. Şehirde büyük sayılarla konuşan çok sayıda platform var: kaç öğrenci, kaç görüşme, ne kadar büyük bir koç havuzu.
Bu anlatının ortak noktası şu: hepsi ölçekten bahsediyor, sürekliliği anlatmıyor. Bazılarında "koç değiştirme hakkı" bir özellik olarak sunuluyor — ki bu, koçun değiştirilebilir olduğunun kabulü. Oysa takip işinin çalışması için öğrenciyi tanıyan kişinin aynı kişi olması gerekiyor.
Sorulacak soru havuzun büyüklüğü değil: bana kim düşüyor ve dönem boyunca değişecek mi?
Bizde görüşmeleri baştan sona aynı psikolojik danışman yürütüyor ve görüşmeler haftalık. Tamamen online olduğumuz için İstanbul'un her ilçesinden trafiğe takılmadan bağlanabiliyorsunuz — format online, muhatap insan.
Yapay zekâ bu işin bir kısmını gerçekten iyi yapıyor ve zamanla daha da iyi yapacak. Ama bir öğrencinin üçüncü haftada neden masaya oturamadığını anlamak, program üretmekten farklı bir iş — ve o iş henüz insanlarda.
İstanbul'da online ücretsiz ön görüşmede öğrencinin gerçek ihtiyacını birlikte değerlendiriyoruz. Sonuç "sana haftalık takip gerekmiyor" da olabilir; bunu da açıkça söylüyoruz.
